29 Ekim Dünya İnme Günü kapsamında Türk Beyin Damar Hastalıkları Derneği, Boehringer Ingelheim Türkiye'nin koşulsuz desteğiyle yürüttüğü “İnmede Çare, Erken Müdahale” farkındalık kampanyası çerçevesinde Nöroloji Uzmanı Prof. Dr. Özlem Kayım Yıldız ile inmenin belirtileri, gençlerde görülme sıklığı, risk faktörleri ve korunma yöntemleri konuşuldu.

12 MİLYON VAKADünya İnme Örgütü verilerine göre, 25 yaş üzerindeki her 4 kişiden birinin yaşamı boyunca inme geçirme riskiyle karşı karşıya kaldığı vurgulandı. Prof. Dr. Yıldız, “Dünyada her yıl yaklaşık 12 milyon yeni inme vakası meydana geliyor. İnmenin belirtilerinin erken tanınması ve vakit kaybetmeden tıbbi müdahaleye başvurulması, kalıcı hasar riskinin azaltılması açısından hayati önem taşıyor” diye uyardı.

İnmenin başlıca belirtileri arasında yüzün bir tarafında kayma, kol veya bacakta ani güç kaybı, konuşmanın bozulması, söylenenleri anlamakta güçlük, ani görme kaybı, denge sorunları ve nedeni açıklanamayan ani ve şiddetli baş ağrısı yer alıyor. Bu belirtilerin kısa süre içinde kendiliğinden düzelmesi, tehlikenin geçtiği anlamına gelmiyor; erken tanı ve hızlı hareket büyük önem taşıyor.

Türkiye'de 2019 yılına ilişkin epidemiyolojik verilere göre inme geçiren hastaların %17,4'ü 50 yaşın altındaydı. Prof. Dr. Yıldız, “İnme toplumda çoğunlukla ileri yaşlarda ortaya çıkan bir hastalık olarak bilinse de genç ve orta yaş grubundaki bireylerde de görülebiliyor. Genç yaşlarda geçirilen inme, kişinin fiziksel sağlığını, eğitim, iş, aile ve sosyal yaşamını önemli ölçüde etkileyebiliyor” dedi.

Gençlerde inme riskini artıran faktörler arasında yüksek tansiyon, diyabet, yüksek kolesterol, obezite, kalp ritim bozuklukları, sigara kullanımı, sağlıksız beslenme ve fiziksel hareketsizlik bulunuyor. Ayrıca pıhtılaşma bozuklukları, bazı damar hastalıkları ve kalbe bağlı nedenler de rol oynayabiliyor. Özellikle genç kadınlarda gebelik ve lohusalık dönemi gibi durumlar da risk değerlendirmesinde önemli.

İnmede erken müdahale kritik; beyne giden kan akışının bozulması kısa sürede beyin hücrelerinde hasara yol açabiliyor. Uygun hastalara zamanında uygulanabilen tedaviler, kalıcı hasarın sınırlandırılmasını mümkün kılıyor. Prof. Dr. Yıldız, “Yüzde ani kayma, kol veya bacağında güçsüzlük ya da konuşmada bozulma fark edildiğinde vakit kaybetmeden 112 Acil Çağrı Merkezi aranmalı. Unutmamalıyız ki inmede geçen her dakika çok değerli” dedi.

İnme riskini azaltmak için sağlıklı yaşam alışkanlıklarını hayatımızın bir parçası haline getirmek, dengeli beslenmek, düzenli egzersiz yapmak, sigaradan uzak durmak ve kan basıncını, kolesterolü ve kan şekeri seviyelerini kontrol altında tutmak önemlidir.