Övgü şiiri ve ağıt, ilk bakışta farklı duygusal deneyimlere ait, ayrı şiir biçimleri olarak düşünülür. Tarihsel olarak ağıtın; yas tutmadan kutlamaya ve teselliye doğru ilerlemesi beklenir, ancak son aşama pek çok kişi için anlaşılır bir şekilde en zorudur. Karmaşık duyguları birbirinden ayırmak imkansızdır. Bir insan gittiğinde, sevginin karmaşıklığının ortadan kalkması kaybın anlama gelmez. Hüzün hâlâ bir öpücüğe ait olabilir. Övgü de ölüme ait olabilir.

Annem, onun hakkında sanki ölmüş gibi şiirler yazmaya başladığımda hayattaydım. Onun hakkında yazmayı hayal etmemin tek yolu buydu. Şiirlerimi hiç okumadığı için zaten güvendeydim. Fakat bir şekilde onun öldüğüne inanan bir yerden başlamak, kelimelerin bir hediyenin tüm ani ve neşesiyle gelmesini sağladı.

Ancak ölümü ile cenazesi arasındaki haftaya kadar onun hakkında hiçbir kurgu dışı metin yazmadım. İçimden geçen kafa karıştırıcı öfkeyi, umutsuzluğu, rahatlamayı, acıyı, şoku ve erken kabullenişi anlayan berrak ve tutarlı paragraflardı bunlar. Parçalar hâlindeydi. Dağınıktı. Eksikti.

Deneme yazmaya başladığımda onları nasıl şekillendireceğimi bilmiyordum. Tıpkı yasın kendisi gibi, yönetilemeyecek kadar büyük ve hantal geliyordu. Hayaletleri paragraflara nasıl sığdırırsınız? Ağlamanızı nasıl bir sahneye dönüştürürsünüz? Fakat şiir bana kurgu dişına yaklaşmanın pek çok yolunu öğretti ve ben ilk olarak Adrienne Rich'e döndüm; o şöyle diyiyordu: Çıplak elle dokunamayacağım şeyleri almama izin veren stratejinin bir parçasıydı; asbest eldivenler gibi.

Günlüğümdeki biçimsiz dizelerin bir kaba ihtiyacı vardı ve seçtiğim ilk kaplardan biri gazel şiir formu oldu. Gazelde her kıta, aynı kelimeyle (redif) biten iki dizeden oluşur. Deneme gazellerimde, her küçük bölüm iki cümle uzunluğunda olacak ve aynı kelimeyle bitecek şekilde şiirsel formu uyarladım. Her gazelin bedeni kataloglarken hem öven hem de yas tutan, farklı vücut parçalarına yazılmış birer övgü şiiri ve ağıt olacağına karar verdim. Sonet çelenkleri, lirik örgüler, zamansız geriye doğru hareketler ve klasik ağıt beyitleri denedim. Denediğim formların hepsi başarılı olmadı ama bazıları yasla yüzleşmenin ve onu tutmanın bir yolu haline geldi.

Tarih boyunca insanlar yasları için her türlü formu aradılar. Saç tutamları kesip saç çelenkleri için çiçekler haline getirdiler. Kaybedilen kişinin son ifadesini akılda tutmak için balmumundan ölüm maskeleri yarattılar. Fotoğraf icat edildikten sonra, anılar solduğunda yüzüne hâlâ bakılabilmesi için sevdiklerinin hatırasını canlı tutmak amacıyla ölüm sonrası fotoğrafları çektiler.

Kayıp ve yas sürecini edebiyatın farklı formlarıyla anlama üzerine bir yolculuk

Form; ister şiirsel, ister deneme, isterse karma medya olsun, bana zamanın kendi başına iyileştirmediği tüm yaralarla mücadele etmek için alan ve şekiller verdi.

Bize övgü şiirini ve ağıtı veren Yunanlar bile yas tutmayı yüksek sesli ve fiziksel bir eylem, yani kamusal bir olay olarak görüyorlardı. Yas tutan kişi, göğsündeki o vahşi duygu için bir vekil bulabilmek adına profesyonel yasçılar veya moiroistler bile kiralayabilirdi. Bir moiroisti iyi bir yasçı yapan şeylerden biri, kayıp yüzünden yıkılmanın ve ciğerlerinin derinliklerinden, kemiklerinin tam merkezinden şarkı söylemeye ve ağlamaya devam etmenin gerektirdiği esnek duygusal güce sahip olmaktı.

Yas, hayaletlerin kendisi gibi ortaya çıkar ve kaybolur. Ancak dikiş dikerek, yazarak, seyahat ederek ve yas tutmayı somut bir pratik haline getirerek annemin hafızasını yeniden şekillendirmenin yollarını buldum. Bu formlarda hem sert ve hatta korkunç yönleri görebiliyor hem de onu en iyi haliyle hatırlayabiliyordum.

Yas tutma konusunda iyi olupkanımdan emin değilim. Ancak yas tutma eylemi yoluyla formları melezleştirdiğimi ve bazen hem dilde hem de hastane için tığla ördüğüm misafirhane battaniyelerinde kendi formlarımı yarattığımı biliyorum. Cenaze fotoğrafına şeker kafatası nakşetmede ve onun son sözlerini tarihteki ünlü son sözlerle karşılaştırmada bir form buldum. Hayaletli evlerden ve hayaletli nesne müzelerinden, onun doğum kıtasına dair son rüyasını kovalamaya kadar yas tutmama izin veren yerlere hac yolculuğunda bir form buldum.

Hepsi bir şekilde işe yaradı ama hiçbiri eksiksiz bir şekilde işe yaramadı. Tamamen teselli bulduğum ağıtın o üçüncü aşamasına hiç geçmedim. Yine de ağıtlarıma daha çok yaklaştım. Övgülerime daha çok yaklaştım. Form; ister şiirsel, ister deneme, isterse karma medya olsun, bana zamanın kendi başına iyileştirmediği tüm yaralarla mücadele etmek için alan ve şekiller verdi.