Melbourne Üniversitesi araştırmacıları, elektrikli araçlarda kullanılan lityum iyon bataryaların üretiminden geri dönüşümüne kadar olan tüm yaşam döngüsünü modelleyerek, 2050 yılına kadar batarya tedarik zincirindeki sera gazı emisyonlarının yaklaşık %34 oranında azaltılabileceğini ortaya koydu.
Çalışma, üretim süreçlerinin karbonsuzlaştırılması ve doğru kullanım‑tüketim stratejilerinin uygulanmasıyla bataryaların çevreye olan dolaylı faydalarının ve iklim üzerindeki olumlu etkilerinin katlanarak artabileceğini gösteriyor.

Uzmanlar, Uluslararası Enerji Ajansı'nın senaryolarını temel alarak bölgesel elektrik üretim farklılıklarını inceledi ve temiz enerjiyle desteklenen üretim modelleri, artırılmış üretim verimliliği, düşük karbonlu batarya kimyaları ve yaygınlaştırılan geri dönüşüm adımları sayesinde tek bir bataryanın karbon ayak izinin 2050'ye kadar %34 oranında küçülebileceğini buldu.
Çalışma, elektrifikasyon hızını yavaşlatmadan batarya talebini azaltmanın büyük bir potansiyel barındırdığını vurguluyor. Kullanım ömrünün uzatılmasıyla batarya talebi %29 oranında düşebiliyor; ortalama batarya paketi boyutlarının sürekli büyümesi engellenirse talepte %23'lük azalma sağlanabiliyor. Araç paylaşım hizmetlerinin yaygınlaşması talebi yaklaşık %10, ömrünü tamamlayan bataryaların sabit enerji depolamada yeniden kullanılması ise talebi %8 oranında geriletebiliyor.
Bu adımların bir arada uygulanması, 2024 ile 2050 yılları arasında 6 ila 7,2 milyar metrik ton karbondioksit salımını tamamen önleyebilir.








