Milo adı verilen balina köpekbalığı, yaklaşık 10 yıllık yolculuğunda 54 bin 700 kilometre mesafe kat ederek araştırmacıların bugüne kadar kaydettiği en uzun köpekbalığı hareketliliğine imza attı. Sekiz metre uzunluğundaki erkek köpekbalığı, bu süre zarfında Karayipler, Meksika Körfezi ve Atlas Okyanusu arasında dolaştı. Bilim insanlarını en çok şaşıran durum ise binlerce kilometrelik yolculuklarına rağmen her yıl aynı bölgeye geri dönmesi oldu.
Guy Harvey Vakfı'nın kurucusu ve deniz korumacısı Dr. Guy Harvey ile Nova Southeastern Üniversitesi bünyesindeki Guy Harvey Araştırma Enstitüsü, Milo'yu 2017 yılından bu yana takip ediyor. Bu süreçte beş kez başarıyla etiketlenen köpekbalığından elde edilen veriler, türün okyanustaki hareketleri ve yaşam döngüsü hakkında önemli bilgiler ortaya koydu.
Milo'nun yolculuğu her yıl farklı bir rota izledi. 2018'de Bermuda'nın çok ötesine geçerek Atlas Okyanusu'nun açıklarına ulaşan köpekbalığı, 2020'de kuzeye doğru ilerleyip New York'u geride bıraktı ve Massachusetts açıklarına kadar yüzdü. 2019, 2021 ve 2022 yıllarında ise rotasını Meksika Körfezi'ne çevirdi. Mississippi ve Louisiana kıyılarından geçerek Teksas'a ulaşan Milo, ardından yeniden Meksika sularına döndü.
Milo'nun hareketlerindeki en dikkat çekici ayrıntı, uzun yolculuklarının ardından düzenli olarak Meksika'daki Yucatán Yarımadası'na dönmesi oldu. Normalde yalnız yaşayan balina köpekbalıkları, her yıl Cancún'un kuzeyindeki sularda büyük gruplar halinde bir araya geliyor. Bölge, dünyada kaydedilen en büyük mevsimsel balina köpekbalığı toplanmalarından birine ev sahipliği yapıyor. Nitekim 2009 yılında gerçekleştirilen bir hava araştırmasında, yaklaşık 18 kilometrekarelik alanda 420 balina köpekbalığı tespit edilmişti.
Bu yoğunluğun temel nedeni bölgedeki zengin besin kaynaklarıdır. Derin sulardan kıyıya taşınan besinler sayesinde balina köpekbalıkları aylarca aynı bölgede kalabiliyor. Zooplankton, karides, kopepodlar ve balık yumurtalarıyla beslenen dev canlılara zaman zaman manta vatozları da eşlik ediyor.
Araştırmacılar, Milo'yu yalnızca üzerindeki takip cihazları sayesinde tanımıyor. Balina köpekbalıklarının vücutlarındaki beyaz benekler, insan parmak izleri gibi her bireye özgü desenler oluşturuyor. Bilim insanları bu desenleri karşılaştırarak aynı köpekbalığını yıllar sonra yeniden tespit edebiliyor.
Nova Southeastern Üniversitesi Guy Harvey Araştırma Enstitüsü Direktörü Dr. Mahmood Shivji, elde edilen verilerin balina köpekbalıklarının farklı deniz ortamlarına ne kadar iyi uyum sağlayabildiğini gösterdiğini belirtti. Bu dev canlılar hem açık okyanusun derinliklerinde hem de sığ kıyı sularında yaşayabiliyor.
Meksika açıklarında geçen yıl gözlenen balina köpekbalığı sayısındaki düşüşün ardından bu yıl yeniden artış kaydedilmesi de araştırmacılar tarafından olumlu karşılandı. Bununla birlikte bilim insanları, popülasyondaki dalgalanmaların deniz ekosistemlerinin hassas yapısını hatırlattığını vurguluyor.
Milo'nun yıllara yayılan yolculuğundan elde edilen veriler, balina köpekbalıklarının göç yollarının, beslenme alanlarının ve korunması gereken yaşam bölgelerinin daha iyi anlaşılmasını sağlayacak.









