Çocuk edebiyatının önemli kalemlerinden Miyase Sertbarut, 2027 Astrid Lindgren Anma Ödülü'ne (ALMA) Türkiye'den aday gösterildi. Bu adaylık, ülkemizde çocuk ve gençlik edebiyatı birikimini yeniden düşünmek için önemli bir fırsat sunuyor. Dünyanın en saygın çocuk edebiyatı ödüllerinden biri olan ALMA, aday gösterilen yazarın edebî üretiminin yanı sıra, çocuk edebiyatının uluslararası ölçekte değerlendirilme biçimine de dikkat çekmektedir. Sertbarut'un adaylığı bağlamında sorulması gereken soru, bugün Türkiye'de çocuk edebiyatının nasıl bir yerde durduğu ve bu sahada üretilen eserlerin ne ölçüde dünyaya ulaşabildiğidir.
Miyase Sertbarut. Foto: Çocuk ve Gençlik Yayınları Derneği
İsveçli yazar Astrid Lindgren'in anısına verilen ALMA, çocuk ve gençlik edebiyatı alanında yazarları, illüstratörleri, sözlü anlatı geleneğinin temsilcilerini ve okuma kültürünü geliştirmeye adanmış çalışma/uygulamaları global ölçekte görünür kılan prestijli bir ödüldür. Bu nedenle adaylık, yazarın bir kitabı yahut kitaplarına ödül verilmesi olarak değerlendirilmemelidir. Yazarın bütün yazınsal üretimini ve çocuk edebiyatına katkısını gündeme taşıyan bir boyutu da vardır.
Miyase Sertbarut'un adaylığı, Türkiye'de çocuk ve gençler için üretilen edebiyatın uluslararası alanda nasıl karşılık bulabileceği sorusunu tartışmaya açıyor. Sertbarut'un eserlerinde okur, toplumsal eşitsizlikler, teknoloji, tüketim kültürü, bireysel kararlar ve insan ilişkileri gibi evrensel meselelerle karşılaşıyor. Çocuk edebiyatında bu türden konulara yer verilmesi, çocuk okurun dünyayı, edebî anlatıların açtığı farklı bakış açılarıyla da değerlendirebilmeleri açısından önem taşıyor.
Bir yazarın uluslararası bir ödüle aday gösterilmesi, elbette tek başına o ülkedeki çocuk edebiyatı birikimini tam manasıyla açıklamaz. Fakat bu tür bir gelişme, edebî üretimin niteliğine ek olarak bu üretimin teşvik, eleştiri, çeviri ve yayın pratiklerini konuşmak için iyi bir başlangıç olabilir.
Türkiye'nin çocuk edebiyatı birikimi
Türkiye'de çocuk edebiyatını yalnızca son yıllarda yaşanan yayın patlaması üzerinden değerlendirmek doğru olmaz. Alanın geçmişten bugüne ulaşan birikimi, farklı kuşaklardan yazarların eserleriyle geniş bir çerçeve kazanmıştır. Gülten Dayıoğlu, Yalvaç Ural, Aytül Akal, Sevim Ak, Fatih Erdoğan ve Miyase Sertbarut gibi yazarlar, konu tercihleri ve farklı anlatım biçimleriyle bu birikimin çeşitli boyutlarını temsil ediyor. Bu sırada illüstratörler, çevirmenler, editörler ve yayıncılar da çocuk edebiyatı ekosisteminin oluşmasında ortak bir role sahiptir.
İzlenen bu çeşitlilik, çocuk edebiyatının tür ya da anlatım biçimi sınırları içinde değerlendirilemeyeceğini gösteriyor. Toplumsal gerçekçi metinlerden fantastik kurguya, mizah kitaplarından evrensel meselelere odaklanan romanlara kadar uzanan oylumlu bir üretim ortamı söz konusu. Günümüz dünyasında değişen çocuk profilini anlamayı hedefleyen bu eserler, Türkiye'deki toplumsal ve kültürel dönüşümü edebiyat eserleri üzerinden okumamıza olanak sağlıyor.
Miyase Sertbarut'un “Kapılad'ın Kobayları”, “Çöp Plazave”, “Yuan Huan'ın Kulübesi” gibi eserleri, bu çeşitlilik içinde ayrıca üzerinde durulabilecek örneklerdir. Bu kitaplar farklı anlatı dünyaları kurarak anlamın belirlenmesi ve metnin yaşanması sürecinde okuru düşünmeye çağırıyor. Bu itibarla çocuk ve gençlik edebiyatının toplumsal meselelerle bağlantı kurabilmesi, onu yalnızca belirli yaş gruplarına dönük bir yayın kategorisi olmaktan çıkarıyor. Buna ek olarak Türkiye'de çocuk edebiyatının durumunu ele alırken yazarların ve eserlerin sayısal tablosunu sıralamakla da yetinmemek gerekiyor. Aynı zamanda eserlerin edebî nitelikleri, türsel zenginlik, eleştiri ortamı, kitaba erişim durumları ve kitapların yabancı dillere çeviri olanakları da değerlendirilmelidir.
Çocuk okur var; peki görünürlük ne durumda?
Çocuk kitaplarının yayıncılık dünyasındaki konumunu yayımlanan kitap sayıları veya baskı adetleriyle açıklamak güç. Kitapların okura ulaşım biçimleri, okuma kültürünü destekleme süreçleri ve çocuk edebiyatının kültür hayatındaki yeri de önemli bir konu.
Kütüphaneler, okullar, kitapçılar, çocuk edebiyatı etkinlikleri (yazar söyleşileri vb.), kitap fuarları çocukların kitapla buluşmasını sağlayan başlıca ortamlar arasında sayılabilir. Fakat bir kitabın okura ulaşmasıyla o kitabın yazınsal nitelik açısından değerlendirilmesi ayrı konulardır. Çocuk edebiyatı kitaplarının gelişimi bakımından okuma alışkanlığını teşvik eden çalışmalarla beraber alanı estetik, anlatısal ve düşünsel yönlerden irdeleyen bir eleştiri zemini de şart.
Çocuk kitapları hakkında yapılan incelemelerde kitabın seslendiği yaş grupları, MEB kazanımlarına uygunluğu ya da değer aktarımına katkısı gibi noktalar öne çıkıyor. Doğal olarak bunlar da dikkate alınması gereken hususlar. Fakat çocuk edebiyatının karakter, konu, mesaj, dil, resim ve okurla kurduğu ilişki gibi temel meseleleri de titizlikle ele alınmalı.










