Polonya'da konut sahipleri, yalıtım eksikliği ve yükselen enerji faturaları nedeniyle ısı pompası sistemlerinden uzaklaşarak pelet kazanlarına yöneliyor. Avrupa'nın enerji dönüşümü stratejisinde kritik bir yere sahip olan ısı pompalarına olan talep, beklenen ekonomik faydanın sağlanamaması ve yüksek işletme maliyetleri sebebiyle belirgin şekilde düşüş gösterdi.
Sektör uzmanları, ısı pompalarının verimsiz çalışmasının temel nedeninin cihazlardan ziyade binalardaki yetersiz yalıtım olduğunu belirtiyor. Yalıtımı zayıf olan yapılarda bu sistemlerin yüksek elektrik tüketimine ve beklenmedik faturalara yol açtığı ifade ediliyor. Bir binayı ısı pompası teknolojisine uygun hale getirmek için yapılması gereken kapsamlı tadilatların maliyeti ise 100 bin zlotiyi, yani yaklaşık 27 bin doları aşabiliyor.
Isı pompalarına yönelik talebin azalmasıyla birlikte pelet kazanlarına olan ilginin artması, yeni bir maliyet krizini tetikledi. Geçtiğimiz yıl tonu yaklaşık 270 dolar olan peletin fiyatı, artan talep sonucunda iki katına çıkarak 540 doların üzerine yükseldi. Polski Alarm Smogowy temsilcisi Piotr Siergiej, talebin bu hızla devam etmesi durumunda iç pazarda üretim yetersizliğinin oluşabileceğini ve bunun da dışa bağımlılığı artırarak fiyatları daha yukarı taşıyabileceği uyarısında bulundu.
Hükümetin "Temiz Hava" hibe programına gelen başvurulardaki keskin düşüş, tüketici tercihlerindeki değişimi gözler önüne seriyor. Geçmişte haftalık 8 bine kadar çıkan başvuru sayısı, 2026 yılı ekim ayı başında haftalık 690 seviyesine kadar geriledi. Yılın ilk dört ayında gerçekleşen başvuruların %81'ini pelet ve biyokütle kazanları oluştururken, bir dönem zirvede yer alan ısı pompalarının oranı %23 seviyesine düştü. Uzmanlar, konut sahiplerini uzun vadeli enerji maliyetlerini ve yapısal yeterlilikleri detaylıca değerlendirmeleri konusunda uyarıyor.







