Fatih Sultan Mehmet Vakıf Üniversitesi (FSMVÜ) Bilgisayar Mühendisliği Öğretim Üyesi, Yapay Zeka ve Veri Bilimi Uygulama ve Araştırma Merkezi Müdürü Prof. Dr. Ferzat Anka, yapay zekanın kod üretebilmesinin kodlama bilgisini gereksiz kılmadığını belirtti. Anka, erken yaşta kodlama eğitiminin problem çözme ve düşünme becerileri kazandırdığını, çözümün anlaşılması için teknik bilgi gerektiğini söyledi.

Üniversiteden yapılan açıklamada 29 Ekim Dünya Kodlama Günü dolayısıyla görüşlerine yer verilen Anka, kodlamanın yalnızca yazılım geliştirmeye yönelik teknik bir beceri olmadığını, problem çözme, eleştirel düşünme ve dijital sistemleri anlama açısından da önem taşıdığını ifade etti.

Günlük hayatta kullanılan pek çok sistemin yazılımlarla çalıştığını, telefon uygulamalarından navigasyon sistemlerine, bankacılık işlemlerinden sağlık teknolojilerine kadar geniş bir alanda kodlamanın rol oynadığını ifade eden Anka, kodlamanın çoğunlukla bilgisayar ekranındaki komutlarla ilişkilendirildiğini, kullanıcıların kodları doğrudan görmeseler de yazılımların sonuçlarıyla sürekli etkileşim halinde olduklarını kaydetti.

Bir navigasyon uygulamasının güzergah önermesi veya bir cihazın enerji tüketimini düzenlemesinin, verilerin belirli kurallara göre işlenmesine dayandığını belirten Anka, kodlamanın dijital dünyadaki sistemlerin çalışma mantığını anlamanın temel araçlarından biri olduğunu vurguladı.

Robotik ve kodlama eğitiminde temel amacın her çocuğu yazılımcı olarak yetiştirmek olmadığını aktaran Anka, eğitimin erken yaşlarda başlamasının çocukların düşünme ve problem çözme becerilerine katkı sağlayabileceğini belirtti.

Anka, yaşa uygun, oyun ve deneyime dayalı bir eğitim yaklaşımının önemine işaret ederek, kodlama eğitimindeki temel hedefin bir problemi parçalara ayırmaya, çözüm adımlarını oluşturmaya ve hataları değerlendirerek yeniden denemeyi öğretmek olduğuna dikkati çekti.

Robotik çalışmaların çocukların düşüncelerinin somut sonuçlarını görmelerini sağladığını aktaran Anka, eğitim sürecinin belirli araçları kullanmak veya hazır komutları tekrarlamakla sınırlı kalmaması gerektiğini bildirdi.

Çocukların bir sorun karşısında farklı çözüm yolları geliştirebilmesinin ve denemelerinden sonuç çıkarabilmesinin önemine dikkati çeken Anka, kodlama eğitiminin teknik becerilerin yanı sıra analitik düşünme alışkanlığını da desteklediğini anlattı.

Yapay zeka uygulamalarının yaygınlaşmasıyla mesleklerin görev ve sorumluluklarının yeniden şekillendiğini ifade eden Anka, rutin işlemlerin otomatikleştirilmesinin problem tanımlama ve değerlendirme gibi becerileri daha önemli hale getirdiğini aktardı.

Gelecekte yalnızca dijital araçları kullanabilenlerin değil, bu araçların ürettiği sonuçları değerlendirebilenlerin de öne çıkacağını vurgulayan Anka, eleştirel düşünme, iletişim ve sürekli öğrenmenin önem kazanacağını belirtti.

Kodlama bilgisinin yalnızca yazılım alanında çalışanlara hitap etmediğini, farklı meslek gruplarının da bu bilgiden yararlanabileceğini belirten Anka, kodlamanın araştırmacıların veri analizini kolaylaştırabileceğini, hekimlerin dijital sistemleri daha iyi anlamasına yardımcı olabileceğini ve yöneticilerin iş süreçlerini iyileştirmesini sağlayabileceğini kaydetti.

Anka, yapay zekanın kod üretebilmesinin kodlama bilgisini gereksiz hale getirmediğini vurgulayarak, ortaya çıkan çözümün anlaşılması, sınanması ve güvenli biçimde kullanılması için teknik bilgiye ihtiyaç duyulduğunu ifade etti.