Uzun süredir arkadaşım ve meslektaşım olan şairle yeni kitabı, şiir ile görsel sanatı birbirine bağlayan iplikler ve Lakota felsefesinin onun eserlerine nasıl nüfuz ettiği üzerine konuştum.
Layli Long Soldier'ın Graywolf Press tarafından 2026 yılında yayımlanan en yeni kitabı We'yi okumak, görsel bir deneyim sunuyor. Okuyucuyu şiir ve hikâye anlatımıyla sayfa boyunca yönlendiriyor ancak eseri; fikirlerden, ifadelerden ve kelime oyunlarından çok daha fazlasını barındırıyor. Sayfadaki yalnızca düz bir metin olduğunda bile hem edebiyat hem de görsel sanat niteliği taşıyor. Bu köprü aracılığıyla en içteki deneyimlerimizle derin bağlar kuruyor; kimi zaman kendi insanlığımızı doğruluyor kimi zaman da bir başkasının dünyasına açılan bir pencere sunuyor. Uygun bir şekilde kitabın başlığı iki anlam taşıyor: İngilizce biz anlamına gelen "we" ve Lakota dilinde kan anlamına gelen, ortak bir soyu ve yaşam kaynağını simgeleyen "wé".
Layli ile ilk kez New Mexico eyaletinin Santa Fe şehrindeki Institute of American Indian Arts okulunda öğrenim görürken tanıştık. Güneybatı bölgesindeki Lakota bireyleri, sanat öğrencileri ve anneler olarak kısa sürede yakınlık kurduk. Şimdilerde büyümüş olan çocuklarımız küçük yaşlardayken birlikte oyun oynarlardı. Geçtiğimiz 20 yıl boyunca arkadaş ve meslektaş olarak birbirimizi desteklemeye ve hep arkamızda durmaya devam ettik. Onun yeni kitabına odaklanmış bir zaman ayırabildiğim için büyük bir heyecan duyuyorum. Okuyucular, Layli'nin 2017 yılında yayımlanan Whereas adlı şiir seçkisinde sergilediği gücü ve benzersiz edebî üslubu yeniden tanırken bu keşifsel ve genişletici çalışmanın sunduğu yeni arazinin heyecanını ve neşesini de yaşayacaklar.
We (Wé) hayatı olumlayan, motive eden, eyleme çağran, derin eleştirel düşünceyi tetikleyen; tarihimizi ve şimdimizi birbirine bağlayan bir eser. Yaşanmış deneyimlerin, şefkatin ve sevginin penceresinden bakarak savunuculuk, gerçeği söyleme, eğitim ve sorgulama barındırıyor. Lakota değerleri ve felsefesi tarafından yönlendirilen sanatsal bir ifade ortaya koyuyor ve bu sayede genel anlamda insanlıkla bağ kuruyor. Bu söyleşimiz, anlaşılırlığın sağlanması amacıyla düzenlenmiş ve kısaltılmıştır.
Dyani White Hawk: Kitabın her bölümünde zengin görseller çizmek için metin yerleşimi, biçimlendirme, çıkarma, semboller, renk, ritim, duraklar, okuyucu tercihleri ve yönlendirici dil kullanıyorsunuz. Denemeler, kısa öyküler, fotoğraflar ve görsel sanatlar kitabın geneline dağılmış durumda. Siz bir şair ve aynı zamanda bir sanatçısınız. Bir eser için biçimi nasıl bulduğunuzun sürecinden bahsetebilir misiniz? Şekli önceden görüyor musunuz? Ya da rengi? Kelimeler mi önce geliyor ve şeklini ortaya koyuyor?
Layli Long Soldier: Öncelikle eserime bu kadar güzel bir giriş yaptığın için sana çok teşekkür ederim, Dyani. Ben de senin çalışmalarınla derinden özdeşleşiyorum. Süreç üzerine çok düşünüyorum. Senin çalışmalarında da eserlerine kattığın zamanı, titiz detayları, matematiği, planlamayı, sabrı ve aynı zamanda renk, şekil ile alttaki anlam ve felsefeye duyduğun hassasiyeti fark ediyorum.

Şiirlerimin bazı biçimleri gerçekten çok talepkâr. A Line Through Grief ya da Obligations adlı şiirlerde olduğu gibi bazen santimetresine kadar alanın sıkı bir şekilde kullanılmasını gerektiriyorlar. Biçim en ufak bir sabır bile gerektirse, ister inan ister inanma, boncuk işi veya detaylı heykel çalışmaları yapan arkadaşlarım ve akrabalarım bana ilham veriyor. Kendi kendime, eğer oturup iğneyle sabırla tek tek boncuk toplayabiliyorlarsa ben de bu tür bir dikkat çalışması yapabilirim diye düşünüyorum ve devam ediyorum.
Bazen şiirlerimin biçimi gerçekten önce geliyor. Sabah uyandığımda bir şekil görebiliyorum. Neredeyse bir şekil el sallıyormuş ve beni davet ediyormuş gibi hissettiriyor. Bu yüzden şiirin nasıl görünmesini istediğime dair genel bir fikirle dizüstü bilgisayarımın başına geçiyorum. Ve bu durum ilk kısıtlama hâline geliyor. Şiiri oradan inşa etmeye başlıyorum.
Ancak bazen de dil önce geliyor. Belki de bir deneyimi, bir anıyı veya bir kişiyi düşünüyorum ve başlangıç noktam burası oluyor. Bir duyguyu ya da fikri sayfaya aktarmak için kelimeler arayarak zihnimde sessiz bir kazı çalışmasına girişiyorum. Dil doğru hissettirdiğinde ise doğru biçimi bulmak için deneme yanılma aşamasının bir sonraki adımına başlıyorum. Bu süreç nedeniyle tamamlanması aylar hatta yıllar süren bazı şiirler oldu. Yine de doğru biçimi bulduğumda elde ettiğim sonuç o kadar ödüllendirici ki çünkü şiir aniden ivme kazanıyor ve hareket etmeye başlıyor. Bunu vücudumda hissedebiliyorum, tıpkı şiir "Teşekkür ederim!" diyormuş gibi oluyor.
Dyani White Hawk: Okuyucuları komutlar, hatırlatıcılar ve teşviklerle bir eser boyunca kasıtlı olarak yönlendirdiğiniz kibar, nazik, güçlü ama aynı zamanda besleyici tarzınızı da çok takdir ediyorum. Sunulanları duymalarını, görmelerini ve hissetmelerini sağlamak için çalışıyorsunuz. Bunun bir Lakota sanatçısı olmanızla ilgili olduğunu düşünüyor musunuz? Bir kadın olarak? Yerli bir sanatçı olarak?
Layli Long Soldier: Yazılarımda bunu neden yaptığım konusunda pek emin değilim, sanırım bu sadece benim doğamda var. Bazı yönlerden okuyucuyu bir misafir olarak görüyorum. "Kıta" anlamına gelen kelimenin oda anlamına gelmesi de ne kadar komik değil mi? Dolayısıyla diyebiliriz ki misafirleri bir şiire davet ettiğimde onları inşa ettiğim bir tür evin odalarında gezdiriyorum.
Ayrıca yıllar içinde bir okuyucunun kendini rahat hissetmesine yardımcı olacak birçok yolun, tekniğin veya yaklaşımın bulunduğunun farkındalığını geliştirdim.









