Avrupa Birliği (AB) üyesi olmayan ülke vatandaşlarının Schengen Bölgesi'ndeki seyahat süreleri, kısa süreli kalış kuralları kapsamında sıkı bir denetime tabi tutuluyor. Bordo pasaport sahiplerinin yanı sıra vizeden muaf olan yeşil ve gri pasaport sahiplerinin de uymakla yükümlü olduğu bu kurallarda yapılan hesaplama hataları, yolcuları sınır kapılarında zor durumda bırakabiliyor.
Schengen kurallarında en sık karşılaşılan hata, 90 günlük sürenin her altı ayda bir veya takvim yılı başında sıfırlandığı düşüncesidir. Oysa kural, sabit bloklar yerine hareketli bir takvim üzerinden işler. Schengen Bölgesi'nde bulunulan gün sayısı hesaplanırken, giriş yapılan tarihten itibaren geriye dönük son 180 güne bakılır. Zaman ilerledikçe eski tarihlerde kullanılan günler düşer ve yeni gün hakları açılır; dolayısıyla sabit bir sıfırlanma tarihi bulunmamaktadır.
Schengen Bölgesi; 25 AB üyesi ülke ile İzlanda, Norveç, İsviçre ve Lihtenştayn olmak üzere toplam 29 ülkeyi kapsamaktadır. Süre hesaplamasında giriş ve çıkış yapılan günler, saatine bakılmaksızın tam bir gün olarak sayılır. AB bünyesinde devreye alınan dijital Giriş/Çıkış Sistemi (EES) ise pasaport kontrollerini otomatikleştirerek sınır ihlallerini anında tespit etmeyi amaçlamaktadır.
90 günlük sınırı ihlal eden seyahat sahiplerine uygulanan yaptırımlar oldukça ağırdır. Almanya gibi ülkelerde ihlal durumunda 3.000 avroya, yani yaklaşık 166.853,52 Türk Lirası'na varan idari para cezaları kesilebilmektedir. Ayrıca ihlalin süresine bağlı olarak kişilere Schengen Bölgesi'ne giriş yasağı konulabilir ve bu durum sonraki vize başvurularını olumsuz etkileyebilir.









