Ukrayna için hayati önemdeki iletişim sistemi Starlink'in sinyal seviyesi, ABD ile ilişkilerin değişmesiyle dalgalanıyor. Bu durum, devletler arası bağımlılığın teknoloji şirketlerinin patronlarına evrildiğini gösteriyor.

Yeni sürecin ciddi sıkıntılar getirebileceğini belirten uzmanlar, Türkiye'nin bu konuda farklı adımlar attığını ifade ediyor.

ABDBaşkanı Donald Trump'ın geçtiğimiz hafta Starlink için yaptığı açıklamalar, Ukrayna‑Rusya savaşının ötesinde teknolojik bağımlılığın mevcut seviyesini ortaya koyuyor.

Trump, barış görüşmeleri için Ukrayna'ya bazı telkinlerde bulunmuş ve bu durum Kiev'de hoş karşılanmamıştı. Sonraki günlerde Starlink hizmetinin Ukrayna'daki sinyal seviyelerinde ciddi bir düşüş gözlendi.

ABD'li milyarder Elon Musk'ın şirketi tarafından sağlanan Starlink hizmeti, elektronik harp ortamlarında bile hızlı, kesintisiz ve uzun menzilli iletişimi sağlamasıyla öne çıkıyor. Ukrayna, hizmeti almaya başladıktan sonra Rusya'nın derinliklerini ve çok iyi korunan stratejik noktalarını defalarca vurdu.

Sinyal seviyesindeki azalmanın ardından Trump bir kez daha kameraların karşısına geçti. Starlink'in Ukrayna'da eskisi gibi kullanılabilmesi için Elon Musk ile görüşeceğini söyledi ve sinyal seviyesi bir kez daha eskisi gibi güçlü hale geldi.

Geldiğimiz noktada en kritik sorulardan biri Starlink'in stratejik bir üstünlük mü yoksa göbekten bağımlılık mı olduğu.

Savunma Sanayi Analisti Arda Mevlütoğlu ile bu soruya yanıt aradık ve Türkiye'nin bu alandaki çözüm arayışına mercek tuttuk.

Mevlütoğlu'nun üzerinde durduğu en önemli hususlardan biri, Türkiye'nin son dönemlerde attığı adımlar. Uzay alanında kısa sürece yapılan atılımlara işaret eden Mevlütoğlu, Türk Uzay Ajansı'nın kurulmasının yanı sıra Delta‑V, Fergani ve ROKETSAN gibi şirketlerin hamlelerinin son derece değerli olduğunu belirtti.

Ankara'nın bu alanda ciddi bir kabiliyet inşasına giriştiğini vurgulayan Mevlütoğlu, günün sonunda bu tür projelerin hem askeri hem de sivil alanda elimizi hayli güçlendireceğini ifade etti.