DEM Parti Eş Genel Başkanı Tuncer Bakırhan, TBMM'de partisinin grup toplantısının ardından gazetecilerin sorularını yanıtladı. Bakırhan, silahsızlanma süreci ve kasım ayı sonunda toplanması beklenen Milli Güvenlik Kuruluna (MGK) ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Türkiye'de PKK'lı militan kalmadığını belirten Bakırhan, teyit ve tespit raporunun hızlanması gerektiğini söyledi. Bakırhan, belediyelere atanan kayyumların geri çekilebileceğini de ifade etti.
Bakırhan, hareket yönetiminin açıklamalarına ve kendilerine ulaşan bilgilere işaret ederek Türkiye'de PKK'lı militan kalmadığını söyledi. Erbil'de bulunduklarını, orada Federe Kürdistan Bölgesi'nin yöneticileri ve yetkililerinin de yer aldığını belirtti. Onların aktardığına göre Türkiye'nin sınırında tehdit oluşturabilecek hiçbir noktada örgüt kalmadığını, kamplardan çekildiklerini ve kampları boşalttıklarını ifade etti.
Sürecin ilerlemesi için karşılıklı adımlar atılması gerektiğini vurgulayan Bakırhan, "Diğer tarafta bir iyi niyet var, adımlar var. Teyit ve tespit raporunu beklemek gerekiyor ama bunun hızlanması gerekiyor. Barış sürecinde bekletilecek bir şey değil" dedi. Orta Doğu'da yaşandığını belirten Bakırhan, iyi niyet adımlarına karşılık teyit ve tespit raporunun da bir an önce açıklanması gerektiğini söyledi.
Teyit ve tespit raporundan önce atılması gereken adımlar bulunduğunu belirten Bakırhan, belediyelere atanan kayyumların geri çekilebileceğini söyledi. Bunun için teyit ve tespit raporuna gerek olmadığını savunan Bakırhan, Figen Yüksekdağ, Selahattin Demirtaş ve Kumpas davasında yargılanan, AYM tarafından defalarca ihlal kararı verilen dosyadaki kişilerin serbest bırakılabileceğini ifade etti. Bakırhan, düşünce ve ifade özgürlüklerini açıkladıkları için cezaevinde bulunanların da tahliye edilebileceğini belirtti.
Sürecin yalnızca teyit ve tespit raporuna bağlanmasını eleştiren Bakırhan, bir taraftan yalnızca raporu işaret etmenin, diğer taraftan hiçbir şey yapmamanın halk ve kendi tarafları tarafından eleştirildiğini söyledi. Süreci hızlandırmanın, karşılıklı adımlar atmanın ve sürecin amacına ulaşmasını sağlamanın yalnızca kendilerinin değil, iktidarın da görevi olduğunu ifade etti.
Sürecin kasım ayına yetişip yetişmeyeceğinin atılacak adımlarla bağlantılı olduğunu belirten Bakırhan, tek taraflı ciddi ve samimi bir ilerlemenin olduğunu okuduklarını, gördüklerini ve takip ettiklerini söyledi.
MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli'nin PJAK'ın silah bırakmasına ilişkin açıklamasının sorulması üzerine de değerlendirmelerde bulunan Bakırhan, İran'ın da bir Kürt meselesi olduğunu belirterek sorunun diyalog ve müzakere yoluyla çözülmesi gerektiğini söyledi. Bakırhan, Bafıl Talabani'nin kendilerine ilettiği bilgileri burada da aktardıklarını belirterek İran'la sadece PJAK değil diğer Kürt güçleri arasında da bir görüşmenin başlayabileceğinin anlatıldığını, bu görüşmeyi olumlu bulduklarını ve desteklediklerini ifade etti.
İran'ın Kürtlerle yaşadığı sorunları diyalog ve müzakere yoluyla çözmesi gerektiğini ve Türkiye'nin de olası bir çözüm ve müzakere masasını desteklemesi çağrısında bulunan Bakırhan, "Sayın Bahçeli başta olmak üzere Türkiye iktidarı ve devleti de İran'da Kürtler ve İran devletinin olası kuracağı bir çözüm ve müzakere masasını bence desteklemelidir" dedi.
Bakırhan, İran'ın kendi Kürt meselesini çözmesinin bölge ve Türkiye açısından yararlı olacağını belirterek İran'ın kendi Kürt meselesini çözmesinin bölgenin ve Türkiye'nin yararına olduğunu, Türkiye'de bu sürecin başarıya ulaşmasının da başta İran olmak üzere Orta Doğu'da yaşayan bütün bölgelerin yararına olacağını söyledi.









