YENİ Parti Grup Başkanvekili Murat Emir, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, iktidarın imzaladığı Mekke Ortak Savunma Anlaşması'na ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Emir, anlaşmanın Türkiye'yi yeni bir Suriye tehlikesiyle karşı karşıya bırakacağını ve İran ile Husiler karşısında doğrudan sıcak çatışmaya sürükleyebileceğini savundu.

Murat Emir, anlaşmanın 2. maddesinin Türkiye'yi ucu açık ve büyük bir savaşa ortak ettiğini, 16. maddesinin ise bu yükümlülükten 10 yıl boyunca çıkılamayacağını öngördüğünü ifade etti. Sadece savunma amaçlı uçak gönderildiği yönündeki açıklamalarla konunun geçiştirilmemesi gerektiğini belirten Emir, anlaşmanın ABD veya İsrail karşıtı bir blok olmadığını; aksine Washington'ın Körfez'deki askeri yükünün bölge ülkelerine aktarılması ve Suudi Arabistan'ın enerji tesislerinin İran ile Husilere karşı korunma maliyetinin TSK'nın sırtına yüklenmesi projesi olduğunu öne sürdü.

Emir, İngiltere'nin Türkiye'nin uzun süredir envanterine katmak için beklediği Eurofighter uçaklarını göndererek kendi savunma sanayisini finanse ettiğini, Fransa'nın yalnızca tek bir petrol terminalini koruduğunu, Ege'de Türkiye'ye karşı silahlanan Yunanistan'ın Riyad'a Patriot kiraladığını, Mısır'ın ise anlaşmaya imza atmadan elini bağlamadan konuyu kendi parlamentosuna taşıdığını kaydetti. İktidarın TBMM'yi tamamen devre dışı bıraktığını ileri süren Emir, Türkiye'nin NATO'nun 5. maddesinden bile daha ağır ve tek taraflı bir yükümlülüğün altına sokulduğunu savundu.

Açıklamada, 8. maddeyle merkezi Suudi Arabistan'da olan bir sekreterya kurulduğu, ancak metinde Türkiye'nin katılmak istemediği bir harekâtı veto etme hakkının bulunmadığı belirtildi. Emir, savunma gerekçesiyle başlayacak böyle bir görevlendirmenin Türkiye'yi İran ile doğrudan cepheleştireceğini, Kızıldeniz ve Babülmendep'teki Türk ticaret gemilerini, Husi-Eş Şebab hattında Somali'deki Türk askeri varlığını açık hedef haline getireceğini ifade etti.

Emir, TSK'nın asli görevinin Türkiye'nin kendi semalarını ve sınırlarını korumak olduğunu vurgulayarak anlaşmanın tüm karanlık noktalarının hesabını TBMM zemininde tek tek soracaklarını söyledi.