Yazar Jeanette Winterson, insanlığın bir tür olarak dönüm noktasında bulunduğunu ve büyük teknolojinin gölgesinde bile nasıl ilerlemek istediğimizin bize bağlı olduğunu belirtti.

Doğu Londra'daki evinde konuşan Winterson, 2021 yılında yayımlanan 12 Bytes adlı eserinde yapay zekanın yaşamımızın her alanını nasıl değiştirebileceğini ele almıştı. Yazar, uçma rüyasından uzay seyahatine kadar her şeyin gerçek olana kadar bir kurgu olduğunu ifade etti.

Gelecekler üzerine yaklaşık 15 yıldır düşünen Winterson, 2007 tarihli The Stone Gods romanında iklim felaketi sonrasını, Frankisstein: A Love Story kitabında ise Mary Shelley'nin geçmişini yapay zeka robotlarıyla harmanlamıştı.

Çin'den yeni döndüğünü belirten yazar, ilk romanı Oranges Are Not the Only Fruit adlı eserinin son altı yılda bir milyondan fazla sattığını ve genç okuyucuların yoğun ilgisiyle karşılaştığını aktardı. Endüstri Devrimi'nden bu yana değişimin doğa odaklı olduğunu ancak insanın bu sürece büyük müdahalede bulunduğunu vurgulayan Winterson, yapay zekanın alternatif bir zeka ve evrimsel bir sıçrama olduğunu dile getirdi.

Yapay zeka ile kurulacak ilişkide iyimser bir tablo çizen yazar, sistemin insanların neyle kalkındığını anlayabileceğini ve bu süreci ütopik bir biçimde iyileştirebileceğimizi savundu. Endüstri Devrimi'nde yapılan adil olmayan gelir dağılımı hatasının yapay zeka çağında da tekrarlanabileceği endişelerine değinen Winterson, sorunun yapay zekanın kendisinde değil insanlarda olduğunu vurgulayarak kaçınılmaz bir distopyanın bulunmadığını ifade etti.