Günümüz dünyası, radikal biçimde aydınlanma karşıtı bir yapı sergiliyor. Tarihte 1784 yılında Kant, o dönemdeki Avrupa toplumlarının Aydınlanma çağında olduğunu ilan etmişti; bugün ise gezegenin her yerinde, aydınlanma karşıtı bir çağda olduğumuzu söylemek mümkün.

Kant bu terimi dinamik bir anlamda kullanmıştı. Söz ettiği Aydınlanma bir durum değil, birer görevdi. Günümüz insanı için de durum aynı şekilde devam ediyor ve aydınlanma karşıtlığı yalnızca bir durum değil, aynı zamanda bir savaştır.

Bu aydınlanma karşıtı savaşın her geçen gün artan pek çok farklı veçhesi bulunuyor. Siyaset alanında ise despotizmi ve şiddeti yeni seferberlik biçimleriyle gözler önüne seriyor.