Jamaika kökenli Britanyalı yazar Zadie Smith, yayımlanan ilk romanı İnci Gibi Dişler'den bu yana göçmenlik, çok kültürlülük ve çok dillilik çerçevesinde kurguladığı romanlarında Doğu'ya ve Batı'ya yüklenen rolleri, kuşaklararası durum hikâyelerini ele alıyor. Smith, güçlü denemeleriyle de gündemde. Geçtiğimiz aylarda yayımlanan ve denemelerini derlediği Feel Free (Özgür Hisset), yazarın geniş yelpazeli yazarlığını özgün bir dille gösteriyor. Kitapta beş bölüm yer alıyor: Dünyada, Seyircide, Galeride, Kitapçıda ve Özgür Hisset.

Smith, sosyal medyadan kütüphanelere, İnsan Çağı ve küresel ısınma hikâyesinden yapısöküme ve dansa değin çeşitli konulara eğiliyor. Yazmak ile dans etmek arasındaki ilişkinin uzun zamandır kafasını kurcaladığını, yazdığında ilkin havada özgürce salındığını, sonra ayaklarının yere bastığını ve dans etmenin ona yazı yazmak hakkında olağanüstü şeyler söylediğini belirtiyor.

Feel Free, “Neşe” ve “Kumsalını Bul” gibi daha önce yayımlanmış yazıları, ilk kez okur karşısına çıkan denemelerle buluşturuyor. Kitap, şimdiki zamanın nabzını tutarken Amerika siyasetini de keskin bir dille eleştiriyor. Kimlik politikalarına sıkışıp kalmanın insanın özgür ruhuna ve olağanüstü kapasitesine ket vurduğunu dile getiren Smith, özgürlük fikrini yeniden masaya yatırıyor. Ona göre özgürlük, keskin hatlarla belirlenmeyen, zoraki kalıplara sokulmayan muğlak bir benlik inşasıyla mümkün olabilir.

Yazar, Descartes'ın “Düşünüyorum, öyleyse varım” sözünün karşısına henüz şekil almaya başlayan, her yöne çekilebilir ve her yönüyle duyusal dolaşıma açık bir benliği getiriyor. Deneysel gerçekliğin ve dünyayı tek bir hakikat üzerinden okumanın karşısına değişken, hatta biraz uçarı bir özneyi yerleştiriyor. Kurmaca dünyasına ilişkin olarak da şöyle diyor: “Kendinizi mutlak bir kimliğin içinde görmemek, mutlak kimliğin varlığından şüphe duymak yaşamın radikal biçimde beklenmedik durumlarla, olasılıklarla dolu olduğunu yeniden hatırlatır bize. Bu anlamda ben her yazarım.”

Bu paragraf, kitaptaki en tutkulu bölümlerden biri olan “Kendim Olmayan Bir Ben” adlı denemeden. Çoğu kez birinci tekil şahıs üzerinden lirik bir sesle konuşan Smith, siyasi denemelerini (devlet okulları ve devlet kütüphanelerinin yararı üzerine) biraz daha az heyecan ve ışıltıyla dile getiriyor. Yine de Feel Free, sanat, felsefe ve estetik konularında özgürlüğün güzellemesine davet ediyor okuru.