Arjantin'in Mar del Plata şehrindeki Çağdaş Sanat Müzesinde düzenlenen Desiring Machines adlı yeni sergi, teknolojiyle olan karmaşık ilişkimizi yeniden değerlendirmeye davet ediyor. Küratörlüğünü Augustina Rinaldi'nin üstlendiği sergi, Gilles Deleuze ve Felix Guattari'nin felsefi görüşlerinden yola çıkarak toplumsal dönüşümün sadece inovasyonla değil, arzularımızla şekillendiği tezini savunuyor. 2 Kasım'a kadar ziyaret edilebilecek sergi, on Arjantinli sanatçının eserleriyle izleyiciye steril bir laboratuvar atmosferi sunuyor.

Sergide yer alan Celeste Martinez Abburra'nın 2025 tarihli Device for Exhaling the Tremor adlı heykeli, paslanmaz çelik ve cam kullanımıyla kimya laboratuvarlarını anımsatırken; Joaquin Fargas'ın 2006-2026 yılları arasında geliştirdiği Biosphere Project ise kapalı küreler içindeki su bitkilerini krom bir düzenekle sergiliyor. Sergi, bugünün gerçekliği ile geleceğin belirsizliği arasındaki ara bölgeyi keşfetmeyi amaçlıyor.

Arjantin'deki Desiring Machines sergisi teknolojiyle sağlıklı ilişki kurmayı mümkün kılıyor

Indira Montoya'nın 2024 yapımı You Will Become Salt eseri, fotogrametri ve oyun motorları kullanarak Córdoba'nın sel felaketi sonrası gelecekteki yıkık halini 3 boyutlu olarak gözler önüne seriyor. Celeste Martínez Aburrá'nın 2025 tarihli filmi Cartography of the Infra-Thin ise sis makineleriyle kaplı karlı bir alanı odağına alıyor. Miguel Harte'nin 2025 tarihli Danza serisi ise organik yapıların teknolojik formlarla birleştiği, rahatsız edici ama düşündürücü bir görüntü sunuyor.

Deleuze ve Guattari'nin 1972 tarihli Anti-Oedipus: Kapitalizm ve Şizofreni kitabından esinlenen sergi, arzunun eksiklikten değil, nesnelerle kurulan ilişkilerden doğduğunu vurguluyor. Bu yaklaşım, insanın teknolojik cihazlarla olan bağını daha sistemik bir perspektiften ele alıyor. Martina Servio Olavide'nin 2025 tarihli isimsiz heykel enstalasyonu, şeffaf bir figürün içine yerleştirilen su ile bu insan ve makine etkileşimini sembolize ediyor.