François Laruelle'in sanat felsefesini Gilles Deleuze ile Félix Guattari'nin, ama ayrıca Reza Negarestani'nin sanat felsefelerinden ayıran en önemli unsur güzele yapılan ısrarlı vurgudur. Laruelle felsefesiyle, non-philosophy denilen düşünme şekliyle kavramsal düşüncenin kavramsal olmayanla ilişkisini irdeler.

Düşünürün sanat felsefesi, felsefe hayatının dönemlerini numaralara ayıran düşünürün birinci felsefesinin mahsulüdür. Laruelle sanatı ilk kitabında ve doktora tezinde tartışır. Félix Ravaisson'un ontolojisinden türetilen bu sanat felsefesi aksiyomatik bir yapı taşır.


Felsefe, güzel olanı ancak ikincil derecede, hakikatle ilişkilendirildiği kadarıyla nesnesi olarak alır; oysaki sanat doğrudan bunu yapar. Laruelle'e göre güzel olan, doğada verili olanın tezahür etmesini sağlamaktır. Doğanın koşulsuzca verili olma durumu sanatta duyusal olarak algılanır.

Sanat basitçe güzeli amacı olarak alan şeydir. Burada güzel, eserin güzel olmasından ziyade koşulsuzluğun ve Varlığın izini taşımasıdır. Sanat doğada tezahür eden fakat farkına varılmayan şeyin farkına varılmasını sağlar.









