Uşak'ın Merkeze bağlı Üçkuyular köyünde yaşayan 32 yaşındaki Mürşide Türk, tekstil fabrikasında çalışırken çocuklarına daha fazla zaman ayırabilmek ve kendi işini kurmak istemiştir. İki inekle hayvancılığa başlayan Türk, eşi Ersin Türk ve ailesinin desteğiyle hayvan sayısını artırarak köyünün “hanımağa”sı olmuştur.
2021 yılında tekstil fabrikasında işçi olarak çalışmaya başlayan Mürşide Türk, daha önce büyükbaş hayvan çiftliğinde bakıcılık yapmıştı. Tarım ve Orman Bakanlığı'nın Orman ve Köy İlişkileri (ORKÖY) Projesi'ne dair bilgilendirme için köye gelen yetkililerle konuşan Türk, projeye başvurdu.
2023 yılında, hibe oranı yüzde 35 olan ve kalan ödemesi yedi yıl sürecek iki inek alan Türk, işinden ayrılarak hayvancılığa adım attı. Kayınpederinin verdiği 15 koyuna da bakmaya başlayan Türk, inek ve koyun sayısını artırarak köyüne besihane yaptırdı.
2025 yılında devletin angus desteğine başvuran Türk'e yedi angus verildi. İşletmesinde şu anda 20 büyükbaş ve 130 küçükbaş hayvan bulunan Türk, anguslarını, ineklerini ve koyunlarını sabahın erken saatlerinde meraya götürüp otlatıyor.
AA muhabirine, fabrikada çalışmanın bir kadın için zor olduğunu, vardiyalı sistemde çalıştıkları için çocuklarını görmeye zamanlarının kalmadığını söyledi. İki ineğin kendisine verildiğini öğrendiğinde çok mutlu olduğunu belirten Türk, zaten hayvanları çok sevdiğini ifade etti.
Angus almayı ilk etapta eşinin istemediğini, ablasıyla İl Tarım ve Orman Müdürlüğüne başvurduğunu anlatan Türk, yedi angus sayısının doğumlarla on dört'e yükseldiğini ve devletin angus başına her ay 1500 lira yem desteği verdiğini belirtti.
Angusların zaman içinde kendisine alıştıklarını söyleyen Türk, “Koyun nereye, anguslar oraya. ‘Gel’ dediğimde arkamdan hepsi geliyor. Hepsi çocuğum gibi oldu. Her birinin ismi var. Önümden, arkamdan geziyorlar. Sesime geliyorlar. Beni bilirler. Eşimi yanına sokmuyorlar.” dedi.
Türk, hedefinin daha büyük bir besihane yapmak olduğunu söyledi. “Bana verilen destekler olmasaydı yapamazdım, çok memnunum o yüzden.” diyen Türk, sözlerini şöyle tamamladı: “İki inekle başladım ben bu işe. Şimdi bin şükür anguslarım, buzağılarım, koyunum, ineğim var. Her şeyim var yani çok şükür. Şimdi köyde bana ‘hanımağa’ diyorlar. Ben işimle gurur duyuyorum. Ben bu hayvanı çıkarınca, arkamda gezince, onları görünce iyi bir iş yaptığımı hissediyorum. Gerçekten bir şeyleri yaptığımı hissediyorum. Kendi kendime başardığımı hissediyorum. Bunu tek başıma yapmadım. Eşim, ailem yardımcı oldu. Ama bir insan bir şeyi yapmak isterse geri dönmeyecek. Ne olursa olsun devam edecek. Hedeflerim var. İneklerimi, koyunlarımı çoğaltmak istiyorum. Çocuğuma bir şeyler bırakmak istiyorum. İleride daha güzel bir hayat yaşayabilmek için hedeflerim var. Büyük bir besihanem olsun isterim.”










