Kültepe tabletlerinde geçen bir bira evi kaydından Hitit ritüellerine uzanan araştırmada, MÖ 2. binyıl Anadolu'sunda bira kültürü tüm detaylarıyla inceleniyor. Yaklaşık 4.000 yıl önce İlia'nın oğlu olarak anılan bir adamın bir bira evinde serbestçe konuştuğunu gösteren bu küçük ayrıntı, Anadolu'nun bilinen en eski yazılı belgeleri arasında yer alan Kültepe tabletlerinde bulunuyor.
İstanbul Üniversitesi Hititoloji Anabilim Dalından Tolga Pelvanoğlu ve Balıkesir Üniversitesi'nden Güzel Öztürk'ün kaleme aldığı çalışmaya göre bira, hem Asur Ticaret Kolonileri Çağı'nda hem de Hitit İmparatorluğu döneminde gündelik yaşamın, ekonominin ve dinsel uygulamaların ayrılmaz bir parçasını oluşturuyordu. Beer in Anatolia from the kārum Period to the Hittite Empire: Philological, Archaeological and Archaeobotanical Evidence başlıklı makale, MÖ 1.950'den Hitit İmparatorluğu'nun sonuna kadar uzanan dönemde Anadolu'nun bira kültürüne dair kapsamlı bir tablo sunuyor.
Kayseri'de yer alan Kültepe'deki antik Kaniş kentinde bulunan çivi yazılı belgeler, biranın gündelik yaşamdaki ve ekonomideki yerini açıkça gözler önüne seriyor. Masraf listelerinde, borç kayıtlarında, dağıtım belgelerinde ve özel mektuplarda bira, yalnızca tüketilen bir içecek olarak değil, ölçülebilen ve ödeme aracı olarak da kullanılabilen bir ticari mal niteliği taşıyor. Metinlerde marnuattum, mazittum ve tabalātum gibi farklı bira türlerinin yanı sıra bira ekmeği, malt ve büyük bira testileri gibi ürünlerden de söz ediliyor.

Belgeler, bira ekmeğinin ve maltın hazırlanmasında ve ev içinde bira üretiminde Asurlu kadınların etkin bir rol oynadığını, kadınların birayı süzerek üretimden geriye kalan tortuyu hayvan yemi olarak değerlendirdiğini gösteriyor. Kültepe'deki belgelerden CCT 4, 7b olarak bilinen tablette, İlia'nın oğlu olarak tanımlanan bir kişinin bir bira evinde veya meyhanede serbestçe konuştuğundan söz ediliyor. Bu kayıt, Kaniş'te bira tüketiminin belirli bir mekânla ilişkili olabileceğini düşündürdüğü için önem taşıyor.
Arkeolojik buluntular ve mühür baskıları da dönemin içki kültürünü destekliyor. Kazılarda ele geçen huni biçimli kaplar, süzgeçli kaplar, emzikli testiler, ucunda süzgeç bulunan bronz içme kamışları ve ritonlar, mayalanmış içeceklerin hazırlanması ve sunulmasıyla ilişkilendiriliyor. Kültepe ve Aksaray'daki Acemhöyük'te bulunan mühür baskılarında, büyük bir kabın önünde oturan iki figürün uzun kamışlarla aynı kaptan içki içtiği şölen ve adak sahneleri yer alıyor.
Hitit metinlerinde bira, šieššar sözcüğüyle ve Sümerce KAŠ işaretiyle ifade ediliyor. Hitit kaynaklarında ballı ya da tatlandırılmış bira, Fırtına Tanrısı'na sunulan KAŠ ḫulḫul, arpa maltından yapılan KAŠ.ŠE ve şarap ile bira karışımı gibi zengin bir terminoloji bulunuyor. Bira, dinsel ritüellerde, bayram törenlerinde, arınma ayinlerinde ve kurumsal bağlamlarda öne çıkarken; mitolojik metinlerde de önemli bir rol oynuyor. İlluyanka mitinde tanrıça İnara, ejderha İlluyanka'yı ve çocuklarını büyük kaplarda sunduğu birayla sarhoş ederek etkisiz hâle getiriyor.








