Günümüzde telefon görüşmesini sonlandırmak için ekrandaki küçük bir simgeye dokunuyoruz. Oysa bir zamanlar kapağı kapatmak yeterliydi. Özellikle 1990'ların sonundan 2000'li yılların ortalarına kadar kapaklı cep telefonları, hem tasarımları hem de kullanım biçimleriyle oldukça popülerdi.

Üstelik o yıllarda yeni bir telefon almak, bugünkü gibi daha güçlü işlemci veya daha yüksek çözünürlüklü kamera arayışından ibaret değildi. Renkli ekran, titreşimli uyarı, kişiselleştirilebilir zil sesi veya birkaç fotoğraf çekebilen bir kamera bile büyük yenilik sayılabiliyordu. Üreticiler ise telefonları giderek küçültmeye ve daha farklı tasarımlar geliştirmeye çalışıyordu.

Akıllı telefonlar öncesinde teknoloji dünyasına yön veren unutulmaz kapaklı telefonlar

Bugün katlanabilir ekranlı akıllı telefonlarla benzer bir tasarım yeniden karşımıza çıkıyor. Ancak eski kapaklı telefonlarda ekranın kendisi katlanmıyordu. Menteşeli gövde, cihazın daha küçük hale gelmesini veya tuş takımının korunmasını sağlıyordu. Bu dönemde piyasaya çıkan sayısız model arasından dördü, cep telefonlarının geçirdiği değişimi anlamak açısından özellikle dikkat çekici.

Akıllı telefonlar öncesinde teknoloji dünyasına yön veren unutulmaz kapaklı telefonlar

Cep telefonlarının çoğunun iri gövdeli olduğu 1996 yılında Motorola, StarTAC modelini piyasaya sürdü. Cihazın en önemli özelliği, ekranın ve tuş takımının üzerine kapanan üst bölümüydü. Bugün kapaklı telefon denildiğinde akla gelen tasarımın yaygınlaşmasında StarTAC'ın önemli bir payı bulunuyor.

Yaklaşık 88 gram ağırlığındaki telefon, döneminin en küçük ve en hafif modellerinden biriydi. Kapalı halde kolayca cebe sığabiliyor, açıldığında ise konuşmak için yeterli uzunluğa ulaşıyordu. Üst bölümünde ahize, alt bölümünde ekran ve tuş takımı vardı. Kısa anteni de tasarımın ayırt edici parçalarındandı.

Akıllı telefonlar öncesinde teknoloji dünyasına yön veren unutulmaz kapaklı telefonlar

StarTAC, titreşimli çağrı uyarısını cep telefonlarına taşıyan ilk modellerden biri olmasıyla da önem kazandı. Telefonun çalmasını istemediğiniz ortamlarda gelen aramaları sessizce fark edebilmek, o yıllarda oldukça kullanışlı bir özellikti.

Akıllı telefonlar öncesinde teknoloji dünyasına yön veren unutulmaz kapaklı telefonlar

Bugünkü telefonlarla karşılaştırıldığında sunduğu imkanlar son derece sınırlıydı. Küçük, tek renkli ekranı ve temel arama özellikleri dışında fazla bir şey vadetmiyordu. İlk sürümlerin pil ömrü de günümüz standartlarının oldukça gerisindeydi.

Buna rağmen StarTAC, bir cep telefonunun nasıl taşınabileceği ve kullanılabileceği konusunda farklı bir yaklaşım ortaya koydu. Motorola'nın 1960'lı yıllardaki Star Trek dizisinde görülen iletişim cihazlarını hatırlatan tasarımı, zamanla telefon tarihinin en tanınmış örneklerinden birine dönüştü.