Şiir kitaplarının adları nereden baktığını, neye baktığını hissettiriyor: Eski Kalp, Kayıp Zaman Defteri, Ruh Tabancası, Göğün Topraktaki Aklı, Gökçehre… Önce kendi kaleminden tercümei hali, sonra da şiirlerini çok beğenen sadık bir okurunun sorularına verdiği yanıtlar…Mustafa Atapay, 18 Ocak 1977’de Afyon’da doğdu. Memur bir ailenin ikinci çocuğudur. İlkokulu Alpullu Şeker İlkokulu’nda okudu. Babasının memuriyeti nedeniyle ortaokul ve lise öğrenimini Eskişehir ve Afyon’da tamamladı. Daha sonra Marmara Üniversitesi Matbaa Öğretmenliği Bölümü’nü kazandı. Burada dokuz yıl okudu.Edebiyata ilgisi küçük yaşlarda başladı. İlk şiiri Şiir Oku dergisinde yayımlandı. Şiirleri Varlık, Yasakmeyve, Şiir Atı, Şiir Oku, Başka, Şiir Ülkesi, Son Kişot, Kaşgar, Üç Nokta ve E gibi dergilerde yayımlandı. Bir grup arkadaşıyla Hasta Eşekler dergisini çıkardı. Şizofrengi dergisinde bir denemesi yayımlandı.Eski Kalp (Kasım 2006), Kayıp Zaman Defteri (Aralık 2010), Ruh Tabancası (Mart 2013), Tuz (Haziran 2017), Göğün Topraktaki Aklı (Kasım 2020) ve Gökçehre (Mart 2025) adlı altı şiir kitabı vardır.Ailesiyle Alpullu’da oturmakta ve hayatın seyrine dalıp, yaşadığını sanmaktadır.İlk şiirini ne zaman nasıl yazdığını hatırlıyor musun?- Ortaokul yıllarıydı babam memurdu. Taşınmıştık bir şehirden ötekine. Aşk bazen çocukluktur. Aşıktım, çölde gibiydim. Her yerdeydim sanki ama yoktum. Sarışın siluet. Dünyaya teyellenmiş bir kağıt gibi dolanıyordum. Yaz tatiliydi, gökte geveze kuşlar dolanıyordu. Kafamda fikirler. Ne zaman insan içlerine çıksam suratımdan aşık olduğumu anlayacaklarını sanıyordum. Başkalaştığımı hissediyordum. Sanki her şey değişiyordu. İnsan içlerinde bir çalı gölgesiymişim meğer, daha yeni anlıyorum. Usulca insanları bir kenara bıraktım. Bir şapkayı çıkarır gibi. Akşam vaktiydi, küçük ajandamı açmış, efkârı yazıyordum.Şiir, hayatında başka şeylerin önüne ne zaman geçti?- Belki hayat şiirimin içindedir. Şiir yazanda biraz şiirleşir. Belki de ne şiir hayatımın önüne geçti ne de hayat, ikisi birbirini tamamladı. Yaşadıysam şair olarak yaşamışımdır.En çok hangi şairler sende şiir yazma dürtüsünü pekiştirdi? En çok sevdiğin beş şiiri veya şiir kitabını sıralar mısın?-Asaf Halet,Nurûsiyâh.Yahya Kemal,Mehlika Sultan.Orhan Veli,Aşk Resmi Geçidi.Fazıl Hüsnü,Çocuk ve Allah.Ahmet Haşim,Bir Günün Sonunda Arzu.Sence şiir nedir?- Kendisi olmayan her şey şiirdir. Şiirin dışındaki her şey şiirdir. Tanrı ekmiştir o şiiri, kelimeler ağacın yapraklarıdır. Şayet ağaç kendisiyse güzel bir şiirdir. Şiir kendiliğindendir. Ağaç bir şiir değilse yaprakları da kızarmaz. Şiir her şeyin içinde olandır, özdür.En sevdiğin dizeler hangileri? Renk miydi onlardan artakalan?-“Kızarmış gül kanı bulutlardan akmış kalbime / Kaderin kemikleri soğuk. / Zamanın büyülü dikilişi…”Akşam Şarkısışiirinden.“Sırat bir kısmettir kusursuz. / Pencere kızlarından sonsuz bir beyaz kalır…”Filizşiirinden.Şiirlerinden artakalan rengin hangisi olduğunu düşünüyorsun?-“Kızıldır şiirlerimden arta kalan renk… Renkler bir öğle vakti cennetteydiler… Ah akşamlar kızıl çaylar… Bütün renkleri yaratan ölümdür… Günün elma ekşisiyle kızardığı tatlılığa…”Tüm renkler geçer, geriye kızıl kalır.Bir şiire nasıl başlarsın? Sende bir şiirin serüveni nasıldır? Başlayıp bitirir misin, yoksa uzun süre üzerinde çalıştığın şiirler var mıdır?- Şiir uzun soluklu bir nefesin bitimi gibidir. Şiire başladığımda şiir zaten biteceğini bilir sanki, bir solukta bitiverir. Sonra ona biraz şekil verir, derler toplarım, çok çalışmam şiire. Bir kalıp gibi dökülür çıkar.Susalım şiir konuşsun! Buraya koymak istediğin bir şiir var mı?-Sonbahar şiiri…Geçmiş hep hüzün verecekGelmeyenKayan yıldızın yoluDokunduğunda taşta kalan izEski zaman kokularıAh, rüzgârlarSonbaharOrada duruyor işteSuya yansır gibi geçmişBir taş gibi olanaksızBiriktir zamanı avucundaHüzün iyidirDalgın gözlerim ne zaman bir hülyaya dalsaHüzün iyidir.(Ferruh Yazıcı / Ekim 2026)
ÖZEL SÖYLEŞİ
| 29 Ekim 2026, 13:35
Mustafa Atapay / Tüm renkler geçer, geriye kızıl kalır
Sanat Türk Haber Merkezi
Yayınlanma: 29 Ekim 2026, 13:35










