Serdar Uslu'nun Hayatımın En Harika Partisi adlı eseri, Kronik Çocuk tarafından yayımlanmıştır.
Kitap, sekiz yaşındaki Oğuz'un planladığı büyük partiyle başlar: üç katlı pasta, koca bir masa dolusu yemek ve annesinden gizli biriktirdiği abur cubur hazinesi.
Ancak kış günü işler ters gider; arkadaşları birer birer partiye gelemeyeceklerini söyler, ardından davetsiz misafirler akın eder. En büyük sürpriz, annesinin en sevdiği arkadaşı Zehra'nın gelmesidir. Zehra, her şeyi silip süpüren, yediğini “yemedim” diye inkâr eden, dünyanın en obur teyzesi olarak tanımlanır.
Oğuz, Zehra'yı oburluk, hırsızlık ve yalan suçlarından “mahkemeye vermeye” karar verir. Komşu çocuklarından kurduğu tuhaf mahkeme işleri, tuvalete kilitlenen bir teyze, camdan sarkan bir kadın, çöp kamyonuna düşen bir çuval pastırma ve ameliyathaneye kadar uzanan bir kovalamaca gibi olaylarla çığırından çıkar.
Serdar Uslu, çocukların abartılı adalet duygusunu ve bir çocuğun gözünden yetişkin dünyasının saçmalığını taşkın, kahkahalı bir mizahla anlatır. Gökçe Yavaş Önal'ın çizimleri de bu curcunaya renk katar.
Kitap, Oğuz'un küçük intikam planının, koca bir mahalleyi ayağa kaldıran bir felakete dönüşmesini ve sonunda annenin söylediği son cümlenin, güldürürken düşündüren bir kapanış yapmasını konu alır.
Hayatımın En Harika Partisi, birlikte paylaşılan anların, dostluğun, sevginin ve hoşgörünün en büyük kutlama olduğunu gözler önüne serer.









