Westminster Abbey arazisinde 150 yılı aşkın süre önce bulunan Roma dönemine ait bir lahitin içindeki gizemli iskeletin kime ait olduğu konusu, yapılan yeni analizlerle açıklığa kavuşuyor. 1869 yılında kazı çalışmaları sırasında bulunan kireç taşı lahitin üzerinde başlangıçta Valerius Amandinus ismine bir ithaf yer alıyordu. Ancak kapağında 10. veya 11. yüzyıla tarihlenen bir Latin haçı bulunması, içerideki kalıntıların çok daha sonra yaşamış birine ait olduğunu düşündürüyordu.

Westminster Abbey'deki Roma döneminden kalma lahitin içindeki iskeletin kimliği belirlendi
Westminster Abbey'deki Roma döneminden kalma lahitin içindeki iskeletin kimliği belirlendi

Westminster Abbey'nin danışman arkeoloğu Warwick Rodwell, British Archaeological Association dergisinde yayımlanan çalışmasında, iskeletin üst düzey bir Orta Çağ keşişine ait olduğu sonucuna vardı. Rodwell, kalıntıların en muhtemel adayının, 1020 civarında hayatını kaybeden eski Westminster Abbey başrahibi Aelfwig olduğunu belirtiyor. Bir diğer güçlü aday ise Aelfwig'in 1049'da ölen ve yine manastıra gömüldüğü tahmin edilen halefi Wulnoth olarak öne çıkıyor.

Westminster Abbey'deki Roma döneminden kalma lahitin içindeki iskeletin kimliği belirlendi

Arkeolojik bulgular, lahitin yeniden kullanıldığını ve kapağının sonradan işlenerek üzerine büyük bir Latin haçı eklendiğini gösteriyor. 2025 yılında tamamlanan ve Pre-Construct Archaeology uzmanları tarafından yürütülen güncel kazı çalışmaları, iskelet üzerinde detaylı incelemelere olanak tanıdı. İnsan kemiği uzmanı James Young Langthorne, şahsın 35 ila 49 yaşları arasında ve yaklaşık 1,75 metre boyunda olduğunu belirledi.

Westminster Abbey'deki Roma döneminden kalma lahitin içindeki iskeletin kimliği belirlendi
Westminster Abbey'deki Roma döneminden kalma lahitin içindeki iskeletin kimliği belirlendi

Scottish Universities Environmental Research Centre tarafından gerçekleştirilen karbon testi sonuçları ise kalıntıların milattan sonra 987 ile 1052 yılları arasına tarihlendiğini doğruladı. Warwick Rodwell, bu verilerin lahitin geç Sakson döneminde yeniden kullanıldığını kanıtladığını ifade ediyor. İskeletin kaybolduğu düşünülürken, 2016 yılında lahitin kapağının açılmasıyla neredeyse eksiksiz bir iskeletin içeride olduğu keşfedilmişti.