Rusya'daki Staraya Russa'da 11. yüzyıla ait ahşap bir ekmek küreğinin arkasına dokuz taş oyunu oyulmuş. Arkeologlar, arka yüzüne antik bir masa oyunu oyulmuş ahşap bir mutfak aleti ortaya çıkardı. Araştırmacılara göre Orta Çağ fırıncıları bu ahşap küreği yalnızca ekmeği fırına aktarmak için değil, yemeğin pişmesini beklerken vakit geçirmek için de kullanmış olabilir.
Novgorod Devlet Üniversitesi Arkeolojik Araştırmalar Merkezi'nin direktörü Sergey Toropov, oldukça büyük bir küreğe ait parça bulduklarını söylüyor. Toropov'a göre bu, büyük olasılıkla ekmeği fırında pişirmek için kullanılan bir ekmek küreğiydi. Ancak küreğin arka yüzüne iç içe geçmiş üç kare oyulmuştu.
Günümüzde evde ekmek yapanların ahşap ekmek küreği ya da pizza küreği olarak bildiği bu alet, Moskova ile St. Petersburg arasında yer alan Orta Çağ kasabası Staraya Russa'nın merkezindeki Pyatnitsky arkeolojik alanında bulundu. Arkeologlar geçen ay da bu kasabada bir yılan muskası keşfettiklerini duyurmuştu.
Ekmek küreğinin günümüze ulaşan kısmı yaklaşık 30'a 40 santimetre boyutunda ve muhtemelen meşe ağacından yapılmış. Küreğin bir yüzü büyük olasılıkla yiyecek pişirmek için düz bırakılmışken, diğer yüzüne dokuz taş ya da kovboy daması olarak bilinen antik oyunun tahtası oyulmuştu. Oyunun kökeni bilinmiyor; ancak tarihsel kayıtlar ve arkeolojik eserler, iki kişilik benzer bir mantık oyununun iki bin yıl önce antik Romalılar tarafından oynandığını ve oyunun bundan da eski olabileceğini düşündürüyor. Orta Çağ'da bu oyun, belki de az malzeme gerektirmesi ve hızla hazırlanabilmesi nedeniyle Avrupa ve Asya genelinde özellikle popüler hâle geldi.

Tipik bir dokuz taş tahtası, yatay ve dikey çizgilerle birbirine bağlanan iç içe geçmiş üç kareden oluşuyor. Her oyuncunun aynı renkte dokuz taşı bulunuyor. Amaç, taşları çizgiler boyunca üçlü sıralar oluşturacak şekilde dizmek. Bir oyuncu bir sıra oluşturduğunda rakibinin taşlarından herhangi birini tahtadan alabiliyor. Bu açıdan oyun, üç taş (XOX) ile damanın bir karışımına benziyor. Rakibinin yalnızca iki taşı kaldığında ya da rakibi tamamen hareket edemez hâle geldiğinde oyuncu oyunu kazanıyor.
Toropov'a göre antik çağda bu oyun için özel tahtalar yapılmış olabilir; fakat oyun tahtalarına daha çok ev eşyalarının düz yüzeylerine kazınmış ya da oyulmuş olarak rastlanıyor. Arkeologlar, ahşap ekmek küreğinin iki işleve birden hizmet edip etmediğinden ya da kırılıp artık işe yaramaz hâle geldikten sonra oyun tahtası olarak yeniden kullanılıp kullanılmadığından emin değil. Toropov, herhangi bir anda düz bir yüzeye bir tahta çizip örneğin ayakların dibindeki küçük taşlar gibi uygun taşlar bularak biraz vakit geçirmenin mümkün olduğunu söylüyor.
Açıklamaya göre dokuz taş tahtaları ve oyun taşları, Rus Krallığı'ndaki 9. yüzyıla ait arkeolojik alanlardan da ele geçti. Ancak Staraya Russa'daki kadar iyi korunmuş bir buluntu neredeyse benzersiz.









