İngiliz yazar Fay Bound Albert'i, kaleme aldığı Yalnızlığın Biyografisi-Bir Duygunun Tarihi adlı eserinde modern dünyanın en sancılı hallerinden biri olan yalnızlığı çok boyutlu bir şekilde ele alıyor. Şair John Donne'un 1624 yılında kaleme aldığı ve insanlığı tek bir bütün olarak gören dizelerinden yola çıkan Albert'i, günümüz dünyasının afetler ve menfaatlerle şekillenen yalnızlık biçimlerini tarihsel bir perspektifle okuyucuya sunuyor.

Kitap, yalnızlığın durağan bir kavram olmadığını, zaman içinde evrilen canlı bir yapı gibi hareket ettiğini savunuyor. Özellikle nüfusun yaşlanmasıyla birlikte sağlık ve sosyal bakım ihtiyaçlarının artması, yalnızlığı modern devletler için ciddi bir ekonomik ve siyasi mesele haline getirmiştir. Bu bağlamda, İngiltere'nin 2018 yılında kurduğu Yalnızlık Bakanlığı ve bu alana ayırdığı 750 milyon sterlinlik fon, sorunun toplumsal boyutunu gözler önüne seren somut bir örnek olarak kitapta işleniyor.

Albert'i, eserin dokuz bölümden oluşan yapısında tek başınalık ile yalnızlık arasındaki kritik farka dikkat çekiyor. Kalabalık kent yaşamında seçimsiz bir şekilde hissedilen yalnızlığın, tarım toplumlarındaki zorunlu birliktelikten ayrıldığına vurgu yapan yazar, bu durumun eğitimli orta sınıflar için bir tercih olan tek başınalık kavramıyla karıştırılmaması gerektiğini ifade ediyor. Kraliçe Victoria'nın yas sürecinden Charles Dickens'ın eserlerindeki çocukluk yalnızlığına kadar pek çok tarihi ve edebi figürü inceleyen yazar, yalnızlığın kadınlar üzerindeki tarihsel baskısına da geniş yer ayırıyor.

Kitabın en dikkat çekici bölümlerinden biri olan dijital yalnızlık konusunda ise Albert'i, sosyal medyanın etkilerini tartışırken radikal bir öneri sunuyor. Yazar, sosyal medyanın yarar veya zararına odaklanmak yerine, bireyin zihinsel ve fiziksel dünyaları arasında köprü kurması gerektiğini belirterek, gerçek dünya ile online dünya arasındaki dengenin korunması gerektiğinin altını çiziyor. Ebru Kılıç'ın çevirisiyle Türkçeye kazandırılan Yalnızlığın Biyografisi, okura kendi varlığını ve mutlak yalnızlığını sorgulatacak derinlikte bir başvuru kaynağı niteliği taşıyor.