Japonya'nın Kyushu Adası'nda 7.300 yıl önce meydana gelen Kikai-Akahoya (K-Ah) volkanik patlamasının, bölgedeki avcı-toplayıcı Jōmon topluluklarını tamamen yok etmediği öne sürüldü. Kyushu genelinden elde edilen arkeolojik verileri inceleyen yeni bir araştırma, patlamadan sağ kurtulan bazı grupların adanın güneyinden kuzeyine taşındığını ve kültürlerini burada sürdürdüğünü ortaya koyuyor.
Kyushu'nun yaklaşık 30 kilometre güneyinde, Doğu Çin Denizi'nin altında bulunan Kikai volkanının patlaması, Holosen döneminin en büyük volkanik patlamalarından biriydi. Deniz üzerinde ve ada boyunca hızla yayılan kavurucu piroklastik akıntılar, dev tsunamiler, güçlü depremler ve kalın volkanik kül birikintileri bu yıkıcı olayın etkileri arasında yer aldı.
Bugüne kadar arkeologlar, bu felaketin Kyushu'daki avcı-toplayıcı nüfusu yok ettiğini varsayıyordu. Ancak yeni çalışmanın yazarları, adadaki Jōmon avcı-toplayıcı nüfusun felakette yok olmadığını savunuyor. Araştırmaya göre hayatta kalanlar adanın güneyinden kuzeyine taşındı ve Jōmon kültürü patlamanın ardından burada gelişerek yayılmaya devam etti.
Araştırmacılara göre demografik model, güney ve orta Kyushu için K-Ah patlamasının bir Jōmon kıyametine yol açtığı görüşüyle kısmen örtüşüyor. Bu bölgelerde büyük hasar oluştuğu, nüfusun önemli ölçüde azaldığı ve birçok alanda kültürel sürekliliğin uzun süre kesintiye uğradığı belirtiliyor.
Çalışmada Numerikawa'daki bir arkeolojik alan örnek gösteriliyor. Patlamadan önceki tortu katmanlarında bol miktarda çanak çömlek bulunurken bu katmanların üzerini volkanik enkaz tabakası örtüyor; söz konusu tabakanın üzerinde ise hiç çanak çömlek yer almıyor. Bu durum, alanda felaketten sağ kurtulan kimsenin olmadığını düşündürüyor.
Buna karşın araştırmacılar, yarık taş küpelerin K-Ah patlamasından önce güney Kyushu'da görüldüğüne dikkat çekiyor. Patlamanın hemen ardından bu tür küpeler daha kuzeyde ortaya çıkmış ve sayıları burada hızla artmış. Bu veriler, deniz altındaki volkana yakın yaşayan bazı insanların hayatta kalarak adanın kuzeyine taşındığına işaret ediyor.
Yazarlara göre demografik modelleme, patlamanın ardından Kyushu'nun kuzey kıyılarında nüfus artışının sürdüğünü doğruluyor. Bu nüfus eğiliminin, güney Kyushu'yu terk ederek kuzeye taşınan mültecilerle güçlenmiş olabileceği ifade ediliyor.
Adanın kuzeyine daha fazla insan geldikçe yeni toplumsal ağlar ve kültürel dinamikler oluştu; bu süreç, Sobata geleneği olarak bilinen yeni bir çanak çömlek kompleksinin ortaya çıkmasıyla sonuçlandı. Aynı dönemde büyüyen kuzey nüfusu deniz avcılığı uygulamalarını genişletmeye başladı. K-Ah patlamasından kısa süre sonra Kyushu'nun kuzeyinde ve yakınındaki adalarda taş zıpkınlar ortaya çıktı.
Araştırmacılar tüm bu kanıtları birlikte değerlendirerek Kyushu'daki Jōmon toplumlarının tamamen çökmediği, ancak basitçe hayatta kaldığı da söylenemeyeceği sonucuna varıyor. Çalışmaya göre patlama, adanın güneyinde yüksek ölüm ve terk oranlarına, kuzeyinde ise kayda değer bir nüfus artışına yol açan bir dizi demografik sonucu ve tepkiyi tetikledi.









